Sovyetler Birliği’nin Dağılmasından Sonra Dünya Düzeni Değişti
1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından dünya düzeni, iki kutuplu yapısından tek kutuplu bir yapıya evrildi. Artık, ABD’nin liderliğindeki Batı Bloku tek başına dünyayı yönlendiriyor.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşturulan BM, ülkeler arasındaki dengeyi sağlama konusunda önemli bir rol oynuyordu. Ancak, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bu denge bozuldu ve yeni düzenin patronu ABD haline geldi.
ABD’nin ekonomik ve askeri gücüyle desteklediği neoliberal düzen, diğer ülkelerin ABD’yi dengeleyebilme çabalarına rağmen etkili olamıyor. Bu durum, özellikle Irak, Libya, Suriye ve Gazze gibi bölgelerde yaşanan çatışmalarla açıkça ortaya çıktı.
Gazze’de ABD destekli İsrail’in yaptığı insan hakları ihlalleri ve katliamlar uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Ancak, ABD ve İsrail’in bu konudaki tutumu değişmiyor.
Filistinlilere yardım götüren aktivistlere yapılan saldırılar ve uluslararası sularda gerçekleştirilen baskınlar, uluslararası hukuk açısından büyük bir skandal olarak nitelendiriliyor. Ancak, ABD ve İsrail bu konuda aldırış etmiyor.
İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırıları karşısında, Uluslararası toplumun sessiz kalması büyük bir çelişki yaratıyor. Bu nedenle, İtalya ve Fransa gibi ülkelerde sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisi önem taşıyor.
Yeni dünya düzeni gösterdi ki BM, AB, Rusya ve Çin gibi ülkeler ABD ve İsrail’i durduramıyor. Bu durumda, sivil toplumun harekete geçmesi ve insan hakları ihlallerine karşı durması kaçınılmaz hale geliyor.