Haftanın Sanat Rotası: Bu hafta, üç büyük şehirde hangi sanat etkinlikleri var?

Türkiye’nin sanatla dolup taşan şehirlerinden İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunan tiyatro, sergi, atölye gibi etkinlikleri derleyen Haftanın Sanat Rotası, bu hafta kırk dokuzuncu sayısıyla sizlerle. Bu haftanın derlemesinde birbirinden farklı sergiler ve tiyatro oyunları yer alıyor.

Her hafta cuma günü yayımlanan Haftanın Sanat Rotası’nda bu hafta 30 Ağustos- 5 Eylül tarihlerindeki etkinliklerine yer veriliyor.

İşte İstanbul, Ankara ve İzmir’de sizler için derlediğimiz kültür sanat etkinlikleri:

İstanbul’da bu hafta

-En Sevdiğinden Başla

İki genç sanatçı, oyuncu, yazar, yönetmen. Her şeyden biraz olan insanlar. Neredeyse beraber büyümüşler, birbirlerine bağlılar, bağımlılar! Hem çiftler partner hem beraber üretiyorlar. Ne gerçek ne kurgu belli değil. Biri evden üretiyor evden çıkamıyor, diğeri sanat için arzusu doğrultusunda her şeyin peşinden koşuyor. Güzel bir evlilik, güzel imkanlar, her şey güzel…Hem hayatla hem birbirleriyle mücadele ediyorlar Ortak bir hayat, ortak bir proje… Her şey ortak. Asıl mücadeleleri kendileriyle! Ama eksik olan bir şey var. Nasıl daha iyiye ulaşabilecekler? Beraber mi, ayrı ayrı mı! Bir şeyin daha iyi olmasını istiyorsan kill your darling pardon darlings hayatım! YA DA EN SEVDİĞİNDEN BAŞLA! En Sevdiğinden Başla adlı tiyatro oyunu 30 ve 31 Ağustos tarihlerinde Moda Sahnesi’nde olacak. 

-Dublörün Dilemması

Aynı Anda İki Yerde Birden Olmanız Mı Gerekiyor! Bizi Arayın!

Murat Menteş’in aynı isimli romanından uyarlanan bu oyun, Nuh Tufan isimli karakterin başından geçen absürd ve trajikomik bir öyküyü konu edinir. Konservatuvarı terk ettikten sonra para kazanmak için çeşitli işlere girişen ancak bir türlü dikiş tutturamayan Nuh, yakın arkadaşı İbrahim Kurban’ın buluşuyla kendisini hiç beklemediği olaylar silsilesinin içinde bulur. Dublörün Dilemması oyunu 30 Ağustos Cumartesi günü Kadıköy Belediyesi Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda olacak. 

-Ali Poyrazoğlu ‘Şıngır Şıngır Beyoğlu

Ali Poyrazoğlu’ndan genel istek, ısrar ve tehditler üzerine “Şıngır Şıngır Beyoğlu”!

Ali Poyrazoğlu’nun doğaçlama oyunu, dram, trajedi ve yaşanmışlıklar hepsi aynı sahnede. Muhteşem bir akış ve uzun süre etkisinden çıkamayacağınız bir sohbetle anlatıyor, ağlatıyor, güldürüyor…

Ali Poyrazoğlu diyor ki;
“…Sahnenin tozu da tıpkı kar gibi inanılmaz bir büyüyle örter her şeyi. Kar yağıp örtse de izlerin zihnimizdeki uzantısı kalır. Giderken iz bırakır sevdiğimiz oyuncular, yazarlar, şairler, seyirciler… Bıraktığımız izler sizin içindir, sizlerindir… Düş gücü denizlerinin korsanıdır seyirciler, oyuncular. İstedikleri limana demir atarlar…”

Ali Poyrazoğlu’nun ‘Şıngır Şıngır Beyoğlu oyunu 

-Tutunamayanlar

“Bir Yalnızlık Hikayesi: Selim Işık”

Oğuz Atay’ın kült romanından sahneye…

Bu dünya ona fazla hızlı, fazla gürültülü… Selim Işık’ın kelimelerinde yankılanan sessiz bir çığlık, kalabalığın ortasında bile hissedilen derin bir yalnızlık. Bu, sadece bir adamın değil; hepimizin içindeki o tarifsiz boşluğun hikâyesi.

Modern insanın savrulmalarını, suskunluklarını ve görünmeyen yaralarını sahneye taşıyan bu etkileyici uyarlama, Oğuz Atay’ın ölümsüz eseri Tutunamayanlar’dan ilham alıyor.

Kumbara Görsel Sanatlar Tiyatrosu’ndan tek kişilik, çarpıcı bir anlatım… Bu yalnızlık hikâyesini kaçırmayın.

Ankara’da bu hafta

-İnsanlığımı Yitirirken

“…inançlarımı ne sana ne bir başkasına ne de tanrıya kabul ettiremezdim. Herkesin aradığı nedeni kendimde bulmam imkansızdı. Beni anlamsızlığa iten şeyin roller olduğunu anladığımda çok geçti…” Yitirilmiş insanlık ve anılar. Osamu Dazai’nin yazdığı romanlardan dünya tiyatrosuna evrilmiş ilk eseridir.

İnsanlığımı Yitirirken tiyatro oyunu 30 Ağustos Cumartesi günü Aralık Sahne’de olacak. 

-Zacharius Usta

Sonsuza kadar yaşama fırsatı olsa insan ne yapar? İnsan tanımı olmayan bir takım değerlerden, bir takım olasılıklardan yapma bir et yığınından mı ibarettir?

Yeryüzünde her şey bir başlangıç ve bir bitişe tabi olmak ile kusurludur. İnsan ömür ile sınırlıdır, bu sonluluğundan sonsuz bir şey çıkartamaz. Bir yandan kendine verilen ömür süresi kadar dünya çiftliğinde at koştururken, diğer yandan kibrinin telkinlerine boyun eğer: bu çiftliğin yalnızca onun biricikliği için inşa edildiğine ve hiçbir zaman ölmeyeceğine ikna olur. Ölüm onun için değil, hep başkaları için gelir.

Zacharius Usta bu talihi, Tanrıya alternatif yeni bir zaman-mekan inşa ederek alt etmeye çalışır; o, artık unutulmuş ve bu dünyaya dar gelen zamanı harekete geçirecek, çarkı döndürecektir. Zamanın Efendisi olacak ve sonsuza kadar yaşayacaktır. Yaşamakta olduğumuz bu hayatı yeniden ve sayısız kere yaşamaya mecbur kalmak; işte yeryüzünde sonsuz olmak bu demektir! Yaşamdaki her acı, her sevinç, tarif edilemeyecek kadar küçük ya da büyük her şey, birbiri ardına, hep aynı sırayla tekrar edecek – ağaçların arasından süzülen şu alacakaranlık ve şu örümcek bile. Varoluşun sonsuz kum saati, içinde bir toz zerresi olan sen ile yeniden ve yeniden baş aşağı çevrilecek. Geçmiş parçalara ayrılmış, şimdiki zaman bir varsayımdan ibaret, geleceğin izi silinmiştir.

Zacharius Usta tiyatro oyunu 30 ve 31 Ağustos tarihlerinde Yakîn Sahne’de olacak. 

Burun Tiyatro Oyunu

Mart’ın 25’inde St. Petersburg’da çok ilginç bir olay yaşandı. Hani öyle mucizelerden veya olmaz denilen şeylerden değil, çok nadir de olsa gerçekleşen ve birçoğumuzun kulağına kadar gelmeden dilden dile yok olan olaylardan. Bu pek normal günde Bay Kovalev pek de normal olmayan bir şekilde burnunun kendini terk ettiğini fark etti. Biz de bunun hikayesini size farklı bir yoldan söyleyelim istedik. Ki bu son derece ilginç olay gündelik hayatımızın kenarından köşesinden tutup yankılansın hayatlarımızda, ki anlaşılsın Bay Kovalev’ler daha fazla.

-8. SOLO Çağdaş Dans Festivali

30–31 Ağustos 2025 | Ankara, CerModern Açık Hava Sahnesi

CerModern ev sahipliğinde bu yıl sekizincisi düzenlenen Uluslararası SOLO Çağdaş Dans Festivali, çağdaş ve kavramsal dansın bireysel ifade biçimlerini keşfetmek isteyen herkesi 30–31 Ağustos tarihlerinde Ankara’da buluşturuyor.

Festival; 13 farklı ülkeden 20 dans sanatçısının katılımıyla ulusal ve uluslararası solo performanslara, atölye çalışmalarına ve sanatçı buluşmalarına ev sahipliği yaparak izleyicilere iki gün sürecek zengin ve ilham verici bir program sunuyor. CerModern’in açık hava sahnesinde gerçekleşecek festival, dansı yalnızca bir gösteri değil; bir düşünce ve keşif alanı olarak da ele alıyor.

SOLO, bu yıl da bedeni bir anlatı aracı olarak merkeze alan, tek kişilik performansların gücünü ve samimiyetini vurgulayan bir programla geliyor. Festival programı; CerModern tarafından yürütülen programın danışma ekibi bu alanda öncü çalışmalar yapan Deniz Alp, Özgür Adam ve Galip Emre’den oluşmaktadır.

Sanatın tüm disiplinleriyle etkileşim kurmayı hedefleyen CerModern, SOLO Çağdaş Dans Festivali aracılığıyla izleyiciyi yeni bakış açılarıyla buluşturuyor; bireysel hareketin ve anın dönüştürücü gücünü kutluyor.

İşte festival takvimi:

İzmir’de bu hafta

-Manifesto

Onlar sıkı dost, güzel bir aileydi taa ki bu kutlamaya kadar…  6’lı çift arkadaş grubu Sabri Şanışer’in doğum günü kutlamasında bir araya gelir. Domino ekisiyle bir yanlış anlaşılma koca bir yanlış anlaşılmalar silsilesine dönüşür ve ortaya bol kahkahalı komedi oyunu çıkar.

-Merhaba Halikarnas Balıkçısı


Halikarnas Balıkçısı mahlaslı gazeteci, yazar, şair, ressam Cevat Şakir Kabaağaçlı, Resimli Hafta Dergisi’nde kaleme aldığı bir yazısından dolayı yargılanır ve üç yıl kalebentlik cezası alarak Bodrum’a sürgün edilir. Böylece Halikarnas Balıkçısı’nın “Mavi Sürgün”lüğü de başlamış olur. Halikarnas Balıkçısı’nın İstanbul’dan Bodrum’a uzanan zorlu yolculuğu ve bu yolculuk esnasında başına gelenlerin anlatıldığı oyunda, Halikarnas Balıkçısı’nın aynı zamanda Anadolu’nun gözden kaçan tarihi hakkındaki görüşleri de yer alıyor. Aykut Taşkın’ın Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın 26 kitabından uyarladığı tek kişilik oyunda, Halikarnas Balıkçısı’nı yine Aykut Taşkın oynarken, yönetmenliğini Barış Taşkın yapıyor.

Author: can tok