zeliha aksaz sahbaz obeziteyle mucadele bilimsel ve esitlikci politikalarla mumkundur ZgQRPkLz

Zeliha Aksaz Şahbaz: Obeziteyle mücadele bilimsel ve eşitlikçi politikalarla mümkündür

CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, “Obeziteyle mücadele insanları sokakta tartmakla, afiş asmakla değil, bilimsel, kamucu ve eşitlikçi politikalarla mümkündür. Yoksulluğu, sağlıksız kentleri, eğitimsizliği ve adaletsiz gıda erişimini görmezden gelen hiçbir strateji başarıya ulaşamaz. Sağlıklı yaşam bir ayrıcalık değil, anayasal bir haktır. Bu hakkı her yurttaş için güvence altına almak, sosyal devletin en temel görevidir” açıklamasını yaptı.


CHP Genel Başkan Yardımcısı Aksaz Şahbaz’ın Obeziteyle İlgili Açıklaması

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aksaz Şahbaz, Türkiye’deki obezite sorununu değerlendirerek, obezitenin Türkiye için ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. Şahbaz, obezitenin kalp-damar hastalıklarından diyabete kadar pek çok ölümcül hastalığın nedeni olduğunu belirtti.

Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması verilerine göre, yetişkinler arasında obezite oranının %31,5 olduğunu ifade eden Şahbaz, bu durumun yoksulluk, sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve eğitim eksikliği gibi nedenlerden kaynaklandığını belirtti. 1998 yılında yüzde 22 olan obezite oranının bugün yüzde 32’nin üzerine çıktığını dile getirdi.

Şahbaz’a göre, ekonomik kriz nedeniyle obezite sorunu daha da derinleşmektedir. Bu durumda çok sayıda insan et ve süt gibi temel gıdalara erişememekte ve sağlıksız beslenmeye yönelmektedir. Obezitenin temelinde yoksulluk ve kamusal ihmal yatmaktadır.

Çözüm olarak Şahbaz, kamusal mücadelenin acilen ve etkili bir şekilde yürütülmesi gerektiğini savunmaktadır. Eğitim, bilinçlendirme, sağlıklı yeme alışkanlıklarının öğretilmesi, aktif yaşamın teşvik edilmesi, sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gibi politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Şahbaz, obeziteyle mücadelenin sadece bilimsel ve kamucu politikalarla mümkün olabileceğini vurgulayarak, herkesin sağlıklı bir yaşama hakkı olduğunu ve bu hakkın sosyal devlet tarafından güvence altına alınması gerektiğini ifade etmektedir.